Çanakkale Turu İzlenimleri

Çanakkale turu izlenimlerimi anlatmaya başlamadan önce Çanakkale hakkında kısa bilgi vereyim.

Kendi adıyla anılan Çanakkale Boğazı kıyısında, Kuzeybatı Anadolu’da yer alan çok güzel kentlerimizden birisidir.

Çanakkale’nin nüfusu merkezde 165.000 ilçeleri ile birlikte toplamda 2016 nüfus sayımına göre 519.000 dir.

Yüzölçümü 9.955 km2 olan Çanakkale ilimizde kilometre kareye yaklaşık olarak 52 insan düşmektedir. Çanakkale nüfus yoğunluğu 52/km2’dir.

Çanakkale Tarihi çok eskilere dayanmaktadır. M.Ö 3000 yıllarında yerleşim yeri olarak kullanılan şehir. Günümüze kadar pek çok milletin kontrolüne geçmiştir.

Konumu itibariyle tarih boyunca pek çok savaş, göç ve istilaya maruz kalan Çanakkale, Osmanlı İmparatorluğunun Akdeniz’de egemenlik kurmak için aldığı ve günümüze kadar Türk Milletinin elinde tutmayı başardığı son yıllarda yeni yeni keşfedilen ve turizm amaçlı ziyaret edilen nadide kentlerimizdendir.

Çanakkale Turu 

Çanakkale Gezisi
Çanakkale Gezisi

7 Mayıs 2017 Pazar günü gerçekleştirilen Çanakkale Turuna katıldım.

En son 2006 yılında Çanakkale’yi ziyaret etme fırsatım olmuştu ama birkaç saate sıkıştırılmış gezi şehitliği ve şehitler anıtıyla sınırlandırılmıştı.

Bu sefer, yerli rehberin de bulunması ayrı bir avantajdı.

Eğer Çanakkale şehitliği gezisine çıkmak istiyorsanız mutlaka rehber eşliğinde bunu yapmanızı şiddetle öneririm.

Cumartesi gecesi saat 02.00 civarında yola çıktık ve yaklaşık 06.20’de Çanakkale’ye vardık.

Sabah kahvaltısı ve dinlenme molasından sonra sadece şehitlik ve birkaç köyle sınırlı gezi 08.00 gibi başladı.

Çanakkale Şehitliği Gezisi

Çanakkale Gelincik Çiçekleri
Çanakkale Gelincik Çiçekleri

Çanakkale şehitliğini 2006 yılında ziyaret ettiğimde açıkçası büyük hayal kırıklığına uğramıştım.

Bugünkü Çanakkale şehitler anıtının durumu içler acısıydı o yıllar.

Bunun yanında mezarlıklar, ve gittiğimiz her yer viraneydi. İnanılmaz bir hayal kırıklığı yaşamıştım. Belki de hafta içi olduğundandır bilemiyorum ama bizim dışımızda oralarda kimseler yoktu. Sanki bütün bölge terk edilmişti.

Bütün gezi boyunca sadece biz ve bize eşlik eden şiddetli fırtına vardı.

Ayrıca bir birinden oldukça uzak olan tabyalara, Çanakkale destanından kulağımıza aşina olan savaş meydanlarına ulaşmak zordu, yollar bozuk, bazı yerler dağ yolu gibiydi.

Belki de, bundan 11 yıl önce gerçekleşen bu gezinin üzerimde bu kadar etki bırakması, Çanakkale adı geçince içimin sızlamasına neden oluyordu.

2017 Çanakkale Şehitliği Gezisi

2017 Çanakkale Şehitliği Gezisi
2017 Çanakkale Şehitliği Gezisi

Bu yılki Şehitlik ziyaretinde ise aynı derecede şaşkınlık yaşadım. İnanılmaz bir çalışma yapılmış.

Yapılan yollarla her yere ulaşım kolaylaşmış, mezarla ve anıtlar düzenlenmiş.

Beni daha fazla mutlu eden ise, abartısız Türkiyenin her yerinden insan selinin akıyor olmasıydı.

Pek çok yerde araçla ilerleyemediğimiz için aracı bırakıp uzun süre yürümek zorunda kaldık.

Fakat, bu yürüyüş, kutlu bir yürüyüştü.

Yolda 7 den 77 ye her kesimden insanlarla karşılaşmak mümkündü, bu sahneye şahit olmak gerçekten güzel bir duyguydu.

Geçte olsa, gelecek nesiller için çekinmeden canlarını feda eden atalarımızı ziyaret eden insan selini görmek tarif edilemez …

Eğer baharın ilk haftalarında Çanakkale şehitlerini ziyaret etmeyi planlıyorsanız, geziniz boyunca size eşlik edecek gelincik çiçekleri olacaktır.

Her biri sanki bu topraklara düşen bir isimsiz askeri temsil eder gibi…

Çanakkale Şehitler Anıtı

1.Dünya savaşında Çanakkale cephesinde şehit düşen yaklaşık 253 bin askerimiz için 1951 yılında yaptırıldı.

Abidenin yüksekliği 41,7 metredir, üzerinde 25×25 kaide 4 ayak üzerinde bulunmaktadır.

Anıt toplamda 62,5 metrekare alanı kaplamaktadır, ayakların genişliği 7,5 metredir.

Uzaktan bakıldığında Mehmetçiği ifade eden ‘‘ M’’ şeklinde görünür.

Çanakkale Şehitleri Anıtı Mimarisi
Çanakkale Şehitleri Anıtı Mimarisi

Bunun yanında, anıtın dört ayağında sekiz rölyef bulunur. Denize bakan dört tanesi deniz savaşlarını, karaya bakan dört tanesi ise kara savaşlarını anlatmaktadır.

Abidenin yapılış sürecide oldukça ilginçtir. Her ne kadar 1951 yılında yapılmış olsa da, bugünkü halini alması ve tamamlanması yılları, hatta on yılları almıştır.

Çanakkale şehitler abidesinin yakınında Ekim 2015 yılında temsili şehitler kabirleri yapılmıştır.

Bununla birlikte Türkiyenin en büyük 2.Türk Bayrağı yine aynı tarihte Şehitler anıtının yanında yerini

almıştır.

Çanakkale Şehitler Abidesi Temsili Şehitlikler

Çanakkale Şehitler Abidesi Temsili Şehitlikler
Çanakkale Şehitler Abidesi Temsili Şehitlikler

2006 yılında buraya geldiğimde 59.408 isimi belirlenemeyen askerlerimiz için dikilen bu anıtlar yoktu veya ben görmedim. Cam yazıtların bir yüzünde 18 ve diğer yüzünde de 18 olmak üzere toplam 36 şehit askerimizin Anne, Baba İsimleri, Memleketi, Rütbeleri, Doğum ve Ölüm tarihleri yazılı.

Rehberimizden öğrendiğim kadarıyla Ekim 2015 yılında buradaki anıtlar yelineymiş ve yağmur suyu, toz, güneş ışınları geçirmeyen veya etkilenmeyen camlarla kaplanmış. Camlarda Türk bayrağı motifleri kullanılmış.

Mustafa Kemal Çanakkale Anıtı

Mustafa Kemal Çanakkale Anıtı
Mustafa Kemal Çanakkale Anıtı

Yukarıdaki resimlerde gördüğünüz temsili anıtların bulunduğu yerde aynı zamanda Mustafa Kemalin Arıburnu savaş meydanına bakan bir anıtı yapılmış.

Bu bölgede görebileceğiniz dikkat çekici anıtlardan birisi.

Aşağıdaki resimlere dikkatli bakıldığında temsili şehitler kabirlerini de göreceksiniz.

Vatan ve Milli Mücadele Anıt Rölyefi

Vatan ve Milli Mücadele Anıt Rölyefi
Vatan ve Milli Mücadele Anıt Rölyefi

2015 yılındaki Çanakkale savaşının yüzüncü yıl törenleri için yeniden düzenlenmiş.

Türk askerlerinin 1915 Çanakkale savaşındaki fedakârlığını simgeleyen anıt 45 metre uzunluğunda ve 3 metre yüksekliğinde.

Yaralı Asker Anıtı

Yaralı Asker Anıtı
Yaralı Asker Anıtı

Kanlısırt’a doğru çıkan düzlükte bulunan anıt yaralanmış İngiliz askerini taşıyan Mehmetçiği temsil ediyor. Anıt mermer bir kaide üzerinde bronzdan yapılmış.

Seyit Onbaşı Heykeli

Seyit Onbaşı Heykeli
Seyit Onbaşı Heykeli

Seyit Onbaşı Çanakkale Savaşının efsane figürlerinden birisidir.

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli parkı dışında Eceabat İlçesi’ne bağlı Kilitbahir Köyü çıkışında bulunur Seyit Onbaşı’nın heykeli.

1989 yılında Balıkesir’de dünyaya gelen Seyit Ali 20 yaşında, yani 1909 yılında Osmanlı Ordusuna katılmış ve Çanakkale Cephesi’nde topçu eri olarak göreve başlamış.

18 Mart 1915’te Müttefik donanmasının Çanakkale Boğazı’nı geçmek için saldırıya geçtiği bir anda yapılan atışlar sebebiyle tabyada bulunan topun mermi kaldıran vinci parçalanınca, 215 kilogram ağırlığındaki top mermilerini kaldırarak topa veriyor ve düşman gemilerinin ağır yara almasını sağlıyor.

Seyit Onbaşı Heykeli
Seyit Onbaşı Heykeli

Bu savaş gemilerinden en önemlilerinden birsi olan İngiliz Ocean gemisi Seyit Onbaşının attığı top mermisiyle ağır hasar alıyor ve suda sürüklenirken Nusret mayın gemisinin önceden denize bıraktığı mayınlara çarparak Çanakkale Boğazının serin sularına gömülüyor.

Savaş sonrası, Seyit Ali Onbaşı’dan top mermisi sırtında fotoğrafı çekilmesi istenmiş ama ne kadar zorlansa da top mermisini kaldıramamış,“Yine savaş çıksın, yine kaldırırım” demiş.

Savaşın sona ermesi ile 1918’de köyüne dönmüş,ormancılık ve kömürcülük işlerine devam etmiş.1934 yılında çıkartılan Soyadı Kanunu ile Çabuk soyadını almış.Seyit onbaşı 1939  yılında, bazı kaynaklara göre zatüre, bazı kaynaklara göre ise verem hastalığı yüzünden hayatını kaybetmiş.

Bu bölge dışında, Seyit Onbaşı heykelini Çanakkale’nin pek çok yerinde görebilirsiniz.

Eğer siz de Çanakkale’de tarihe yolculuk yapmayı planlıyorsanız Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nda Eceabat’tan başlamanızı öneririm.

Eceabat-19. Tümen Karargah Binası

Eceabat-19. Tümen Karargah Binası
Eceabat-19. Tümen Karargah Binası

Eceabat ilçe merkezinde bulunmaktadır.

Bina, Çanakkale Savaşları sırasında 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa ve 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’i misafir ettmiştir.

Kurmay Yarbay Mustafa Kemal emir komutasındaki 19’uncu Tümen, 23 Şubat 1915 günü Tekirdağ’dan yola çıkmış 57. Piyade Alayı’ndan oluşan öncü birliklerle 25 Şubat 1915 günü Eceabat’a ulaşmıştır.

Yarbay Mustafa Kemal Maydos Mıntıka görevleri ifa ettiği süre içinde Eceabat’ta bulunan bir binayı hem karargâh, hem de konut olarak, 25 Şubat-18 Nisan 1915 tarihleri arasında 52 gün süreyle kullandı.

Bu bina Eceabat Kaymakamlığı’nın girişimleri ile 2007 yılında restore edilmiş ve “Yarbay Mustafa Kemal Karargâhı” adı altında “Kültür Evi” olarak hizmete devam etmektedir.

Milli Park Yönetim Merkezi

Çanakkale Milli Park Yönetim Merkezi
Çanakkale Milli Park Yönetim Merkezi

Güneye doğru yaklaşık bir kilometre ilerleyerek Milli Park İdare Merkezi’ne ulaşırız.

Otuz üç bin hektarlık Tarihi Milli Park buradan yönetilmektedir. Binanın içinde toplantı salonu ve küçük bir tanıtım müzesi bulunmaktadır.

Doğusunda Çam Burnu Kalesi kalıntıları mevcuttur.Güneyinde ziyaretçilerin yemek yiyebileceği büyük bir salon hizmete açılmıştır.

Güneyinde İsimsiz Yüzbaşı Mezarı ve üst tarafta “Balkan Şehitliği”ni görmüş oluruz.

Yine güneyinde, ziyaretçilerin yemek yiyebileceği büyük bir salon hizmet vermektedir.

Ağa Deresi Vadisi Şehitliği

Ağa Deresi Vadisi Şehitliği
Ağa Deresi Vadisi Şehitliği

Balkan Şehitliği’ni geçtiğimiz zaman, sağ tarafta genişçe bir vadi yer alır.

Bu vadide yapılan jeofizik çalışmalarda on üç ayrı yerde şehitlik tesbit edilmiştir.Yaklaşık üç bin şehidin gömülü olduğu sanılan “Ağa Dere Vadisi”ne Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce yörenin en büyük şehitliği projesinin yapımı başlatılmıştır.

Kilitbahir Kalesi ve Sarı Kule Müzesi

Kilitbahir Kalesi ve Sarı Kule Müzesi
Kilitbahir Kalesi ve Sarı Kule Müzesi

Kilitbahir yerleşim alanına doğru devam ettiğimizde, sağda Değirmen Burnu Tabyası, sol taraftaki iskelenin yanında Yüzbaşı Tahir Bey Anıtı’nı görürüz. Sağ taraftaki tepelere doğru baktığımızda, 55 metre yüksekliğindeki “Mehmetçik Silueti”ni görürüz. Sağ taraftaki “Kaşıkçı Dede” mezarının yanından ilerleyerek, Kilitbahir Kalesi kapısından geçmiş oluruz.

Aynı dönemde yapılmış olan Çimenlik Kalesi 1200 m. karşısındadır. Kanuni döneminde gözetleme amaçlı olarak yapılan “Sarı Kule”de, savaş eserleri sergilenmektedir.

Namazgah Tabyası

Namazgah Tabyası
Namazgah Tabyası

Sarı Kule’nin güneydoğusunda bu bölgenin en büyük tabyası görülmektedir. Abdülaziz tarafından yaptırılan tabyada yirmi altı bonet ve aralarında irili ufaklı onaltı top yatağından oluşmaktadır.

Deniz savaşları ile ilgili belgesel film oynatılmakta, deniz savaşında batırılan gemilerin maketleri ile kazı sırasında çevrede bulunan savaş malzemeleri sergilenmektedir.

Seyit Onbaşı-Rumeli Mecidiye Şehitliği ve Mecidiye Tabyaları

Seyit Onbaşı-Rumeli Mecidiye Şehitliği ve Mecidiye Tabyaları
Seyit Onbaşı-Rumeli Mecidiye Şehitliği ve Mecidiye Tabyaları

Yolun sağ tarafında ilerlediğimizde, Rumeli Mecidiye Şehitliği ve Tabyaları karşımıza çıkar.

18 Mart günü yapılan müthiş bombalama sonucu hayatını kaybeden şehitlerimiz, hemen sol taraftaki Mecidiye Şehitliği’ne gömülmüşlerdir.

Güneye doğru uzanan ikinci tabyada, Seyit Onbaşı ve Niğdeli Ali’nin gayretleriyle 276 kilogramlık mermiyi taşıdığı heykeli görürüz.

Havuzlar Şehitliği ve Mesire Yeri

Havuzlar Şehitliği ve Mesire Yeri
Havuzlar Şehitliği ve Mesire Yeri

Seyit Onbaşı heykelinden yaklaşık iki kilometre sonra çeşmelerden akan suların toplandığı Havuzlar Bölgesi’ne geliriz.

Bu havuzlardan biri günümüze ulaşmıştır. 12 Haziran 1915 günü Kerevizdere Muharebeleri’nde şehit olan, iki subay ve sekiz askerin kemikleri, 1961 yılında bir dernek tarafından buraya gömülerek, altı metre yüksekliğinde bir anıt şehitlik düzenlemesi yapılmıştır.

Soğanlıdere Şehitliği

Soğanlıdere Şehitliği
Soğanlıdere Şehitliği

Kıyı boyunca 2 kilometre daha gittiğimizde, sol tarafta Karanfil Burnu’nu, sağ taraftaki yükselti üzerinde de Baykuş Bataryası’nı görürüz.

Soğanlıdere Vadisi’ne girdiğimizde 7. Tümen Hastahanesi’nde tedavi edilirken şehit olan 600 askerimiz için yaptırılan Soğanlıdere Şehitliği’ni görürüz.

Şahindere Şehitliği

Şahindere Şehitliği
Şahindere Şehitliği

Soğanlıdere Vadisi’nden tırmanarak, sağ tarafımızdaki Behramlı köyü yakınından geçip Şahindere Şehitliği’ne ulaşırız. 1969 vatan evladı için yapılan bu şehitlikte, gerçek, kefensiz gömü yerleri mevcuttur.

Mehmetçik Abidesi ve En büyük Temsili Şehitliğimiz

Mehmetçik Abidesi ve En büyük Temsili Şehitliğimiz
Mehmetçik Abidesi ve En büyük Temsili Şehitliğimiz

Soğanlıdere Şehitliği’nden güneye doğru devam ettiğimizde Alçıtepe (Kirte) Köyü’ne varırız.

Köyde iki koleksiyon müze, doğuya giden yol üzerinde Alçıtepe Şehitliği’ni görürüz. Bu yörenin en yüksek tepesi olan Alçıtepe’den (Achi Baba) güneye doğru dönen yolun sağında Fevzi Çakmak Paşa’nın karargâhını gördükten sonra “Mehmetçik Abidesi”ne ulaşırız.

59.408 şehit isminin tek tek yazıldığı bu temsili şehitlikteki Mehmetçik Abidesi’nin yüksekliği 41.70 metredir. Rölyefin önündeki düzlük, 18 Mart Zafer Törenleri’nin büyük katılımlarla kutlandığı tören alanıdır.

Fransız Mezarlığı ve Anıtı

Fransız Mezarlığı ve Anıtı
Fransız Mezarlığı ve Anıtı

Mehmetçik Abidesi’nden deniz kıyısına indiğimizde, Fransızların karargah olarak kullandıkları “Morto Koyu”na, kuzey tarafta yapılan mezarlığa ve kuzey bölgesine 1930 yılında yapılan “Fransız Anıtı”na ulaşırız.

İlk Şehitler Anıtı

İlk Şehitler Anıtı
İlk Şehitler Anıtı

Fransız Mezarlığı’nın batısındaki “Kanlı Dere” üzerinden geçtiğimizde, sağ tarafımızda Skew Bridge Cemetery, yaklaşık bir kilometre kuzeyinde de Redoup Cemetery görülür. Geriye dönüp güneye doğru ilerlediğimizde Seddülbahir Köyü’ne geliriz. Burada Hatice Turhan Valide Sultan’ın yaptırdığı kaleyi görürüz.

Bu kale 3 Kasım 1914 tarihinde bombalandığında kalenin cephaneliğinin havaya uçması sonunda verdiğimiz seksenaltı şehidin yattığı yeri görürüz.

İngiliz Helles Anıtı

İngiliz Helles Anıtı
İngiliz Helles Anıtı

Seddülbahir Köyü’ndeki Savaş Eserleri Müzesi’ni gördükten sonra, güney-batıya doğru yöneldiğimizde, Gelibolu yarımadası’nın en ucundaki Gözcü Baba

Tepesi’nde, İngilizlerin en anlamlı anıtlarından biri olan Helles Anıtı yükselir.

Yahya Çavuş Şehitliği

Yahya Çavuş Şehitliği
Yahya Çavuş Şehitliği

Ezineli Yahya Çavuş kumandasındaki takım ve altmışüç kahraman arkadaşı için 1993 yılında Kültür Bakanlığı’nca bir şehitlik yaptırılmıştır.

Sargı Yeri (Zığındere) Şehitliği

“Son Ok Anıtı”nın yanından Zığındere Vadisi’ne ineriz.

Buradaki en büyük açık hava hastanelerimizden biri olan sargı yeri, düşman uçaklarından atılan el bombaları ve gemilerden atılan mermilerle şehit edilen çok sayıda doktor askerimizin anısına düzenlenmiştir.

Nuri Yamut Anıtı

Nuri Yamut Anıtı
Nuri Yamut Anıtı

Sargı Yeri Şehitliği’nden güney-batıya doğru gittiğimizde Nuri Yamut Anıtı ile karşılaşırız. Zığındere Muharebelerinde ölen yaklaşık onbin vatan evladının anısına, 1943 yılında, Nuri Yamut Paşa tarafından yaptırılmıştır.

Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi (Similasyon Merkezi)

Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi
Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi

Kabatepe Tanıtım Merkezi’nin yerine hizmete açılan “Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi”nde “Çanakkale Savaşları” sebepleri, oluşumu ve gelişimi anlatılmaktadır.

Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi
Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi
Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi
Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi
Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi
Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi

Avustralya Anıtı (Lone Pine)

Avustralya Anıtı (Lone Pine)
Avustralya Anıtı (Lone Pine)

Kanlı Sırt Kitabesi’nin yanından tırmandığımızda onbeş metre yüksekliğindeki Avustralya Anıtı ile karşılaşırız. Avustralya ve Yeni Zelanda askerleri için yapılan bu anıtta, her sene 25 Nisan günü, dini törenler ve kutlamalar yapılmaktadır.

Yarbay Hüseyin Avni Bey Şehitliği

Yarbay Hüseyin Avni Bey Şehitliği
Yarbay Hüseyin Avni Bey Şehitliği

Çataldere’ye doğru inerken Fransız askerlerinin ateşi ile şehit olan 57. Alay Komutanı, Yarbay Hüseyin Avni Bey’in gerçek mezarı vardır.

Doğusundaki Çataldere Şehitliği’nde de, yaklaşık ikibin vatan evladı yatmaktadır.

Piyade Alayı Şehitliği

Piyade Alayı Şehitliği
Piyade Alayı Şehitliği

Kuzey yönüne doğru ilerlediğimizde Mustafa Kemal’in 25 Nisan 1915 günü “Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum” komutu ile taarruz eden ve tamamına yakını şehit düşen 57. Alay’ımızın askerleri yatmaktadır.

Conkbayırı Mustafa Kemal Zafer Anıtı

Conkbayırı Mustafa Kemal Zafer Anıtı
Conkbayırı Mustafa Kemal Zafer Anıtı

Mustafa Kemal’in hücum emrini verdiği Conkbayırı’nda, elinde kırbacı ve boynunda dürbünüyle görkemli bir heykeli bulunmaktadır.

Anzak Törenleri Kutlama Alanı

Anzak Törenleri Kutlama Alanı
Anzak Törenleri Kutlama Alanı

Arıburun Yarları’nın tam alt bölümünde Anzak Tören Alanı bulunmaktadır. Bu alanda her yıl 25 Nisan günü sabahı “Şafak Törenleri” düzenlenmektedir.

Kireçtepe Jandarma Şehitliği

Kireçtepe Jandarma Şehitliği
Kireçtepe Jandarma Şehitliği

Kuzeye doğru yolumuza devam ettiğimizde ulaştığımız Kireçtepe’de, Gelibolu Jandarma Komutanı Kadri Bey ve jandarma erlerinin gerçek mezarları bulunmaktadır.

Bigalı Köyü ve Atatürk’ün Müze Evi

Bigalı Köyü ve Atatürk’ün Müze Evi
Bigalı Köyü ve Atatürk’ün Müze Evi

Kireçtepe’den geriye dönerek, Büyük Anafartalar Köyü Sembolik Şehitliği’ne uğrarız. Kocadere Şehitliği’nden Bigalı Köyü’ne ulaşırız.

Mustafa Kemal’in 19.Tümen Komutanı olarak, yaklaşık, bir hafta kaldığı ev “Atatürk Müze Evi” olarak ziyarete açıktır.

Toplu halde ve diğer ziyaret edebileceğiniz yerler.

Çanakkale’de Gezilecek Diğer Yerler

Çanakkale'de Gezilecek Diğer Yerler
Çanakkale’de Gezilecek Diğer Yerler
  • Ağa Deresi Vadisi Şehitliği
  • Kilitbahir Kalesi ve Sarı Kule Müzesi
  • Namazgah Tabyası
  • Seyit Onbaşı-Rumeli Mecidiye Şehitliği ve Mecidiye Tabyaları
  • Soğanlıdere Şehitliği
  • Şahindere Şehitliği
  • Mehmetçik Abidesi ve En büyük Temsili Şehitliğimiz
  • Fransız Mezarlığı ve Anıtı
  • İlk Şehitler Anıtı
  • İngiliz Helles Anıtı
  • Yahya Çavuş Şehitliği
  • Sargı Yeri (Zığındere) Şehitliği
  • Nuri Yamut Anıtı
  • Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi (Similasyon Merkezi)
  • Avustralya Anıtı (Lone Pine)
  • Yarbay Hüseyin Avni Bey Şehitliği
  • Piyade Alayı Şehitliği
  • Conkbayırı Mustafa Kemal Zafer Anıtı
  • Anzak Törenleri Kutlama Alanı
  • Kireçtepe Jandarma Şehitliği

Bigalı Köyü ve Atatürk’ün Müze Evi sırasıyla gezilecek yerlerdir.

Çanakkale’de ki şehitlik, kitabe, anıtların tam listesi:

Çanakkale'de ki şehitlik, kitabe, anıtların tam listesi:
Çanakkale’de ki şehitlik, kitabe, anıtların tam listesi:
  • Anadolu Yakası Şehitlikleri
  • Köseburnu Tabya Şehitliği
  • Hastanebayırı Şehitliği
  • Anadolu Hamidiye Şehitliği
  • Hasan Mevsuf Şehitliği
  • İntepe Şehitliği
  • Kumkale Şehitliği
  • Halil Uslu Atapark İlköğretim Okulu Şehitliği
  • Gelibolu Şehitlikleri – Anafartalar Şehitlikleri
  • Akbaş Şehitliği
  • Bigalı Atatürk müzesi
  • Çamlıtekke karargahı
  • Yalovaköyü Binbaşı Zeynelabidin Şehitliği
  • Kumköy Şehitliği
  • Büyük Anafarta köyü Şehitliği
  • Yusufçuk ve İsmailoğlu Kitabeleri
  • Büyükkemikli Gazi Baba Kitabesi
  • Eceabat Şehitlikleri
  • Topçu yüzbaşı Şehitliği
  • Çamburnu balkan Şehitliği
  • Mehmetçiğe saygı abidesi
  • Avustralya anıt mezarı
  • Alay ve Avni Bey Şehitliği
  • Mehmet Çavuş Abidesi
  • Conkbayırı anıtları
  • Anzak anıtı
  • Mustafa Kemal anıtı
  • Nazif Çakmak Şehitliği
  • Kemalyeri Şehitliği

Bunların yanında;

  • Kilitbahir Şehitlikleri
  • Kaleler
  • Tabyalar
  • Seyit onbaşı anıtı
  • Mecidiye Şehitleri
  • Havuzlar Şehitliği
  • Soğanlıdere Şehitliği
  • Alçıtepe Şehitliği
  • Son Ok Şehitliği
  • Sargıyeri Şehitliği
  • Sığındere Şehitliği
  • Mortokoyu Hisarlıktepe Şehitliği
  • Fevzi Çakmak Şehitliği
  • Abide Şehitliği
  • Seddülbahir Şehitliği
  • Yahya Çavuş Abidesi
  • Gözetlemetepe Şehitliği
  • Kabatepe Şehitliği
  • İlkşehitler Şehitliği

Burada sıraladığım yerleri bir günde gezme imkanınız yok.

Yine rehberimizin söylediğine göre sadece şehitlikleri ve tarihi yerleri gezip görmek için Çanakkale’de en az 7 gün kalmalısınız.

Günübirlik Çanakkale Turları maalesef sadece sınırlı sayıda yeri ziyaret etme imkanı tanıyor.

Bu gezimizde uğradığımız köylerde konuştuğum birçok kişi, ‘‘asıl yerleri daha’’ görmeniz dedi bana ve buna eminim.

Çanakkale turna bir tur firmasıyla çıkacaksanız hafta içini tercih etmenizi öneririm. Hafta sonu gerçekten inanılmaz kalabalık oluyor.

Conk Bayırı
Conk Bayırı

Burada parantez açarak Conk bayırından bahsetmek istiyorum, çünkü burası geziden önce görmek istediğim yerlerden birsiydi.

Çanakkale savaşıyla ilgili özellikle çocukluğumda okuduğum kitaplarda Conk bayırı hakkında yazılanlar nedense üzerimde büyük tesir bırakmıştı.

Bu gezide Conk bayırında oldukça fazla zaman geçirmeye çalıştım. Özellikle siperlerin içerisinde bir süre kalmaya özen gösterdim.

Siperlerde yürürken istem dışı parmaklarımın ucunda yürüyordum, sanki bir Mehmetçiğin eline, ayağına, bacağına, kanına basıyormuşum gibi bir his kaplamıştı içimi.

Hayatımda çok nadir zamanlarda böyle duygulara kapılmıştım.

Burası gerçekten bir devrin battığı yerdi.

Eğer Mehmet Akif’in Çanakkale Şehitleri için yazdığı şiirin okunması gereken bir mekan seçimi yapılacaksa burası Conk bayırı olmalıdır.

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi? 579

En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,

-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.

Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!

Nerde -gösterdiği vahşetle- “bu: bir Avrupalı!”

Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,

Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!

Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,

Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer. (1)

Yedi iklîmi cihânın duruyor karşına da, (2)

Ostralya’yla berâber bakıyorsun: Kanada!

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;

Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.

Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…

Hani, tâ’ûna da züldür bu rezîl istîlâ!

Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl,

Ne kadar gözdesi mevcûd ise, hakkıyle sefîl,

Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;

Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. 580

Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz…

Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.

Sonra mel’undaki tahrîbe müvekkel esbâb,

Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;

Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı;

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;

Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.

Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,

Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;

O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer…

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,

Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.

Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,

Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.

Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,

Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre. 581

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermîler…

Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;

Alınır kal’â mı göğsündeki kat kat îman?

Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?

Çünkü te’sis-i İlâhî o metîn istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,

Beşerin azmini tevkîf edemez sun’-i beşer;

Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedî serhaddi;

“O benim sun’-i bedî’im, onu çiğnetme” dedi.

Âsım’ın nesli…diyordum ya…nesilmiş gerçek:

İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.

Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…

O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,

Yaralanmış tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, (3)

Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!  582

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i…

Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

“Gömelim gel seni târîhe” desem, sığmazsın.

Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb…

Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.

“Bu, taşındır” diyerek Kâ’be’yi diksem başına;

Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,

Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;

Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, (4)

Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan;

Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,

Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,

Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;

Gündüzün fecr ile âvîzeni lebriz etsem;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…

Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana. 583

Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,

Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddîn’i,

Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran…

Sen ki, İslâm’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,

O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;

Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;

Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın…Heyhât,

Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât…

Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,

Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.

Çanakkale ve Çanakkale destanı ile ilgili aslında anlatacak o kadar şey var ki ama ne yazılırsa yazılsın, ne anlatılırsa anlatılsın eminim eksik kalacaktır.

Bu yazıda sınırlı bir gezinden geriye kalan izlenimlerimi aktarmaya çalıştım…

Son olarak, mutlaka Çanakkale ve Çanakkale Şehitliğini ailece, çocuklarınızla ziyaret etmenizi öneririm.

Eğer çocuklarınızı getiremiyorsanız ziyaret sonrası onlara Çanakkaleyi anımsatacak hediyeler götürmenizi öneririm.

Çanakkale şehitleri ile yeni nesiller arasında sarsılmaz bir bağ kurulması gerekir.

Çanakkale zaferi unutulmaması gereken tarihimizin en önemli zaferlerinden birisidir ve hayatın her anında yaşatılmalıdır.

Çünkü, ancak Çanakkale ruhu devlet ve millet olarak varlığımızı devam ettirmemizi sağlayabilir.

Son olarak gezi esnasında çektiğim bazı fotoğraflarla sizi baş başa bırakıyorum.

Çanakkale Fotoğrafları
Çanakkale Fotoğrafları
Çanakkale Fotoğrafları
Çanakkale Fotoğrafları
Çanakkale Fotoğrafları
Çanakkale Fotoğrafları
Çanakkale Fotoğrafları
Çanakkale Fotoğrafları

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

arrow